Basın Yayın ve Halkla İlişkiler
T.C. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ
Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Birimi

Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu 2019-2020 Akademik Yılı Açılış Töreni Düzenlendi

04/10/2019 14:25:12 - 04/10/2019 14:25:12 - 461 Okunma

Kırklareli Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu 2019-2020 Akademik Yılı Açılış Töreni, 03 Ekim 2019 Perşembe Günü Lüleburgaz Yerleşkesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törene; Rektörümüz Prof. Dr. Bülent ŞENGÖRÜR, Lüleburgaz Kaymakamı Mustafa KAYA, Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat GERENLİ, Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ekrem KESKİN, Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Mehmet Hasan EKEN, kurum müdürleri, sektör temsilcileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

Törenin açılış konuşmasını yapan Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Mehmet Hasan EKEN, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nun öğrenci odaklı bir Yüksekokul olduğunu belirterek düzenlemiş oldukları etkinliklerde her türlü sorumluluğu öğrencilere verdiklerini ifade etti. Öğrencilerin aldıkları diplomayı bir ömür boyunca şerefle taşıyacaklarına dikkat çeken Prof. Dr. EKEN, akademik personellerinin kapısının öğrenciler için her zaman açık olduğunu söyledi.

Belediye Başkanı Dr. Murat GERENLİ ise, aklın ve bilimin rehberliğinde yaşanabilir bir kent oluşturmak için gayret ettiklerini dile getirerek 2019 - 2020 akademik yılının; öğrenciler, öğretim elemanları ve Ülkemiz için hayırlı olması temennisinde bulundu.

Kaymakam Mustafa KAYA da iyi bir eğitim öğretim yılı dileğini ileterek başladığı konuşmasında, Lüleburgaz’ın öğrencilerin keyifli vakit geçirebilecekleri huzurlu bir kent olduğunu kaydetti. Ülkemizin donanımlı gençlere ihtiyacı olduğunu belirten KAYA, öğrencilere kendilerini iyi yetiştirmelerini, yeteneklerini geliştirmelerini ve birikimlerini artırmalarını tavsiye etti. 

Rektörümüz Prof. Dr. Bülent ŞENGÖRÜR, Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nda verilen eğitimin kalitesini yükseltme bağlamında yürüttükleri çalışmaları anlattı. Yüksekokulun doğru ve emin adımlarla ilerlediğinden söz eden ŞENGÖRÜR, son bir yıl içerisinde Yüksekokul kadrosuna; 1 profesör, 1 doçent ve 2 doktor öğretim üyesini dahil ettiklerini dinleyicilerle paylaştı. Üniversitemizin bütün birimlerinde alanında uzman, deneyimli ve nitelik sahibi akademik personelin istihdamına önem verdiklerini vurgulayan ŞENGÖRÜR, bunun Kırklareli Üniversitesi’nin öğrencileri için avantaj olduğunu aktardı.

Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu’nun gelecekte örnek gösterilecek bir yüksekokul olma yolunda başarıyla ilerlediğini ve bunun temellerinin de atıldığını ifade eden ŞENGÖRÜR, bu konuda üniversite yönetimi olarak Yüksekokul Müdürü Prof. Dr. Hasan EKEN’e gerekli desteği verdiklerini kaydetti. ŞENGÖRÜR, konuşmasının sonunda Lüleburgaz Kaymakamı Mustafa KAYA ve Lüleburgaz Belediye Başkanı Murat GERENLİ ile Lüleburgaz bürokrasisine Lüleburgaz Yerleşkemizdeki akademik hayata ve düzenlenen etkinliklere sunmuş oldukları katkılardan ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti.

“Açılış Dersi” Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ekrem KESKİN’den

Rektörümüzün konuşmasının ardından Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Doç. Dr. Ekrem KESKİN, öğrencilerle bilgi ve tecrübelerini paylaştığı “Açılış Dersi” ile devam etti.

Uygulamalı Bilimlerin üniversitede edinilen bilgilerle birlikte kısa sürede hayata aktarılması açısından son derece önemli olduğunu ve Ülkemizde giderek yaygınlaştığını belirterek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Ekrem KESKİN, Finansal Sektörün tanımını yaptı.

“Finansal Sektör, ekonomide kaynak yaratanlarla kaynağı kullanmak isteyenlerin buluştuğu yerdir” diye tanımlayan Doç. Dr. KESKİN, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu kaynakları finansal kaynakların tasarrufu oluşturuyor. Finansal Sektörün ana alt bölümlerine baktığımızda; bankacılık, sermaye piyasaları, banka dışı kurumlar ve sigortacılık gibi bölümlerin olduğunu görürüz. Bu piyasalar borçlanmak isteyen ve borç vermek isteyenin davranışlarına, vadelerine ve araçlarına göre çeşitlik gösteriyor. Bankacılık sektörü daha çok para piyasasıyla birbirlerine borç ve alacak ilişkisine girmek isteyenlerin buluştuğu bir yer. Ekonomi, bir geliri üretiyor. Bu ürettiği gelirden ekonomik birimler harcama ve yatırım yapıyorlar. Böylece tasarruf oluşuyor. Bu tasarrufları kendisi fazla geldiği için kullanmak istemeyip başkasına vermek isteyenlerin gidip tasarruflarını emanet ettikleri bir sektördür bankacılık. Ve bankalar da bu kaynakları alıp, bu kaynaklara ihtiyaç duyarak üretim, yatırım ve ihracat yapmak isteyen hatta tüketim yapmak isteyenlere kullandırıyor. Kaynakların toplandığı anda bankaların sunduğu ana hizmet mevduat olurken bu kaynakları kullandırırken bankalar, kredi adı altında üçüncü kişilerin hizmetine sunuyorlar. Bankaların sunduğu hizmet sadece mevduat sunmak ve kredi vermek değil tabi ki. Ödeme sistemlerinin de yerine getirilmesini sağlıyorlar. Bugün birçoğunuz bulunduğunuz ilden, ailenizden gelen paranın ya da kredi kartı yoluyla yaptığınız harcamaların, elektronik ödeme sistemi yoluyla ödeme sistemlerinden yararlanıyorsunuz.

‘Bankalar hem mevduat sahibine güvence sunan hem de kaynakların doğru yönetilmesi açısından lisans sahibi olan kurumlardır’

Bankaların yaptığı önemli işlerden bir tanesi de ekonomik birimlerin davranışlarını izlemek, bu davranışlara uygun ürünler geliştirmek ve verdikleri kredilerin riskini takip etmek. Çünkü verilen kredilerin doğru yerde kullanılıp kullanılmadığı, ekonomik büyümeye katkı sağlayıp sağlamadığı, istihdam oluşturup oluşturmadığı gibi temel ekonomik kavramlara da bankaların dikkat etmesi gerekiyor. Bu nedenle bankalar hem mevduat sahibine güvence sunan hem de kaynakların doğru yönetilmesi açısından lisans sahibi olan kurumlardır. Lisanslı kurumlar demek, bu işi yapabilmek için mutlaka devletin ilgili kurumlarından izin alınması gerekiyor demektir. Bankacılık sektöründe lisans almak için Bankacılık Kanunu’na göre kurulmuş Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan lisans almak durumundasınız. Bu lisans kimlerin bankacı olacağını, bankaların hangi ürünleri geliştireceğini, kredilerini nasıl izleyeceklerini, kredilerde sorun olması halinde bunlarla ilgili nasıl davranacaklarını anlatan bir kriterdir.  

‘Bankacılık sektörü: Üzerinde güneş batmayan sektör’

Bankacılık sektörü, mevduat sahiplerin davranışlarından, uluslararası yatırımcıların davranışlarından, ekonomideki bölgesel ve siyasi davranış değişikliklerinden etkilenmektedir. Bu etkilenmeyi ortaya çıkaran ana akımlara baktığımızda bunların başında teknoloji gelmektedir. Son dönemde özellikle haberleşme ve ulaştırma alanındaki teknolojiler bankacılık sektörü açısından çok etkileyici. Örnek vermek gerekirse; piyasaların ilk defa Japonya’da açıldığını düşünün. Sabahleyin Japonya’da piyasalar açılıyor. Saat farkıyla Singapur’a oradan Delhi’ye oradan Doha’ya, oradan da İstanbul’a neredeyse Japonya piyasaları kapanırken İstanbul piyasası üzerinden Frankfurt oradan Londra ve New York’a doğru açılan bir piyasa. Eskiden İngiltere İmparatorluğu için üzerinde güneş batmayan İmparatorluk denirken şimdi bankacılık sektörü için ‘üzerinde güneş batmayan sektör’ diyebiliriz.

‘Uygulanan maliye politikası, para ve kredi politikası bankacılık sektörünü ilgilendiren önemli bir gelişmedir’

Bankacılık sektörünü etkileyen diğer bir önemli gelişme hiç kuşku yok ki küresel ekonomik gelişmelerdir. Son zamanlarda özellikle gelişmiş ülkelerde yaşanan sorun ve sıkıntılar ile birlikte onlar bu defa ticareti sınırlayan ve yasaklayan yaklaşımlarda bulunurken bizler bir dakika ne yapıyorsunuz? Biz, ‘Gelişmekte olan ülkeyiz. Daha fazla ticaret yapmak istiyoruz.’ der hale geldik. Uygulanan para ve kredi politikası ve maliye politikası, bankacılık sektörünü ilgilendiren önemli bir gelişmedir. Birçok ülke finansal istikrar ve fiyat istikrarı adı altında ekonomi politikaları uyguluyor. 2008 ekonomik krizinden sonra bize finansal istikrarın, fiyat istikrarının ve fişkan istikrarının önemli olduğunu söyleyen ülkeler, alışılagelmişin dışında Merkez Bankası kaynaklarıyla büyümeye, bütçe açıklarıyla büyümeye ve finansal istikrarı ne pahasına olursa olsun korumaya yönelik önlemler alıyorlar. Bu da bizler açısından çok olumlu bir gelişme değil. Bizim rekabet gücümüzü olumsuz yönde etkiliyor.

‘Türkiye 1980’li yıllardan sonra Serbest Piyasa ekonomisini, 1990’lı yılların başından itibaren de Liberal Sistemi seçmiş bir ülkedir’

Finansal sektörün büyümesine, gelişmesine ve ekonomiye en iyi şekilde katkı yapacak iktisadi ortam Serbest Piyasa ve Liberal Sistemdir. Serbest Piyasanın tanımı: Fiyatların serbestçe piyasada belirlenmiş olması, miktarların serbestçe piyasada belirlenmiş olması ve ekonomik birimlerin buradan oluşan değerler üzerinden karar vermesidir. Liberal Sistem ise ülke parasının başka ülkelerin paraları cinsinden alınıp satılabilmesine, kendi tasarruflarınızın başka para cinsinden yapılmasına veya başka ülkelerin vatandaşlarının sizin ülkenizden kendi ülke para cinsinden tasarruf yapmamıza izin veren sistemdir. Türkiye 1980’li yıllardan sonra Serbest Piyasa ekonomisini, 1990’lı yılların başından itibaren de Liberal Sistemi seçmiş bir ülkedir. Ve uluslararası tüm zorluklarına rağmen bu sistemi devam ettirmektedir.

‘Türkiye birçok ülkeden yatırımcının radarında olan bir ülke’ 

Türkiye’de bankacılık sektörü finansal sektörün yaklaşık olarak %93’ünü oluşturuyor. Bilanço büyük. Arkasından sermaye piyasaları arkasından da leasing, factoring ve tüketici finansman şirketleri ve sonra da sigorta şirketleri geliyor. Bunların büyüklük olarak gelişmekte olan ülkelerin ortalamasına çok yakın olduğunu ama gelişmiş ülkelere göre hala küçük olduğumuzu söyleyebiliriz. Küçük olmak tespitimizdir; ama dezavantajımız değildir. Biz, büyüyeceğiz. Gelişmekte olan ülkeler seviyesinin üzerinde çıkıp gelişmiş ülkeler seviyesine gelmek için çalışacağız ve çok yolumuz var. Yurtdışındaki yatırımcılar bana ‘Finansal sektörün en önemli avantajı nedir?’ diye sorduklarında ‘Küçük olmamız’ diyorum. ‘Ama küçük olmak bir avantaj değildir’ diyorlar. Ama büyüyeceğiz. Büyümek için potansiyelimiz var. Bu potansiyel olduğu için Türkiye birçok ülkeden yatırımcının radarında olan bir ülke.”

Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ekrem KESKİN, konuşmasının son bölümünde öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:

‘Sizler bir göreve geldiğinizde kurumunuzdan ne alacağınızı değil, kurumunuza ne vereceğinizi her zaman hatırınızda tutun’

“Üniversite her şeyi öğreneceğiniz bir yer değildir. Üniversite, bilmiyorum diye gelip bilmiyorum diye sormaya devam edeceğiniz bir yer. Hiçbir zaman bilmiyorum demekten korkmayın, çekinmeyin. Üniversite aynı zamanda soru sormayı ve sorularınıza cevap bulmayı da öğreneceğiniz bir yer. Üniversite size neyi nerede bulacağınızı, nasıl kullanacağınızı ve ilişkilerinizi nasıl yöneteceğinizi daha fazla öğretecektir. Farklı olmayı, farklı düşünmeyi ve farklı düşünenlerle bir arada ilişkilerinizi götürmeyi öğretecek. Yenilikçi olmayı hiçbir zaman bırakmayın; ama gelenekselliğinizi de hiç unutmayın. Nereden gelip nereye doğru gittiğinizi mutlaka sorgulayın. Empati ve sempati kurmayı hiç unutmayın. Sorun odaklı değil çözüm odaklı olun. Sizler bir göreve geldiğinizde kurumunuzdan ne alacağınızı değil, kurumunuza ne vereceğinizi her zaman hatırınızda tutun. Sadece bilgilerinizi ve tecrübelerinizi geliştirmeye çalışmayın. Üniversitede bu Yüksekokulda çevrenizle beraber değerlerinizi de geliştirmeye çalışın. Zamanınızın bir bölümünü ihtiyaç içinde olan engelli, fakir, muhtaç insanlara veya hayvanlara da ayırın. Böylece bölgenize daha fazla katkı sağlarsınız. Arkadaşlarınıza zaman ayırın. Kendinize değer verin. Bu Yüksekokula girmek için çok çaba sarf ettiniz. Siz şanslısınız. Türkiye’nin seçilmiş insanları arasındasınız. Hiçbir zaman diğer üniversitelerden veya dünyadaki üniversitelerden çok farklı olduğunuzu düşünmeyin. Ben, bütün bölümlerde yer alan müfredata baktım. Çok güzel seçmeli dersleriniz var. Bu derslerle ilgili daha fazla öğrenmeye ve kendinizi geliştirmeye çalışın.”

Ders’in sonunda Rektörümüz Prof. Dr. Bülent ŞENGÖRÜR, verdiği ders ile açılış törenine sunmuş olduğu katkılar için Türkiye Bankalar Birliği Genel Sekreteri Doç. Dr. Ekrem KESKİN’e teşekkür etti. Tören plaket takdimi ile sona erdi.

KLÜ Akademik Açılış Uygulamalı Bilimler

Facebook Twitter Google Plus
Akademik Açılış Töreni
Telefon Tablet Bilgisayar Bu website tüm cihazlarla uyumludur.